|
|
May 02
tam göğsünün ortasında bir yerin acıyacak...
evinin seni içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu fark edeceksin...
sokağa fırlayacaksın...
sokaklar da dar gelecek...
tıpkı vücudunun yüreğine dar geldiği gibi...
ne denizin mavisi açacak içini, ne pırıl pırıl gökyüzü...
kendini taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar
küçüleceksin...
birileri sana bir şeyler anlatacak durmadan...
"önemli olan sağlık."
"yaşamak güzel."
"boş ver, her şey unutulur."
sen hiçbirini duymayacaksın...
gözyaşlarından etrafı göremez hale geleceksin...
ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek
isteyecek kadar çok seveceksin...
hep ondan bahsetmek isteyeceksin...
"ölüme çare bulundu" ya da "yarın kıyamet kopacakmış" deseler başını
kaldırıp "ne dedin?" diye sormayacaksın...
yalnız kalmak isteyeceksin...
hem de kalabalıkların arasında kaybolmak...
ikisi de yetmeyecek...
geçmişi düşüneceksin...
neredeyse dakika dakika...
ama kötüleri atlayarak...
onunla geçtiğin yerlerden geçmek isteyeceksin...
gittiğin yerlere gitmek...
bu sana hiç iyi gelmeyecek...
ama bile bile yapacaksın...
biri sana içindeki acıyı söküp atabileceğini söylese, kaçacaksın...
aslında kurtulmak istediğin halde, o acıyı yaşamak için direneceksin...
hayatının geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksin...
aksini iddia edenlerden nefret edeceksin...
herkesi ona benzetip...
kimseyi onun yerine koyamayacaksın...
hiçbir şey oyalamayacak seni...
ilaçlara sığınacaksın...
birkaç saat kafanı bulandıran ama asla onu unutturmayan...
sadece bir müddet buzlu camın arkasından seyrettiren...
bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek...
boğazın düğümlenecek, dinleyemeyeceksin...
uyumak zor, uyanmak kolay olacak...
sabahı iple çekeceksin...
bazen de "hiç güneş doğmasa" diyeceksin...
ne geceler rahatlatacak seni ne gündüzler...
ölmeyi isteyip, ölemeyeceksin...
belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne çıkana sarılmak
isteyeceksin...
nafile...
düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek...
rüyalar göreceksin, gerçek olmasını istediğin...
her sıçrayarak uyandığında onun adını söylediğini fark edeceksin...
telefonun çalmasını bekleyeceksin...
aramayacağını bile bile...
her çaldığında yüreğin ağzına gelecek...
ağlamaklı konuşacaksın arayanlarla...
yüreğin burkulacak...
canın yanacak...
bir daha sevmemeye yemin edeceksin...
hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinden...
onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksın...
defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğin için kendinden nefret
edeceksin...
yaşadığın şehri terk etmek isteyeceksin...
onunla hiçbir anının olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek...
ama bir umut...
onunla bir gün bir yerde karşılaşma umudu...
bu umut seni gitmekten alıkoyacak...
gel gitler içinde yaşayacaksın...
buna yaşamak denirse...
razı mısın bütün bunlara...?
hazır mısın sonunda ölüp ölüp dirilmeye...?
o halde aşık olabilirsin ...
Alıntı
Güneşin buz tuttuğu yerde bir alev görürsen bil ki o yalnız senin için yanan kalbimdir.
Mavi kuş her daim sarhoş Biraz da bize kızmış, Onun için hiç yüz vermiyor Oysa güzel şarkıları vardı Yıldızlara ve denizlereAma söylemiyor ki bizlere, susuyorSuç işlemiş eller gibiPerondaki boş trenler gibiUcu görülmeyen tüneller gibiGel hiç üzülmeSalına salına uçBen gelemem ama sen git biraz dolaş
 Saksağanın şakası sandılarMuhabbet kuşları ve papağanlarBelki de arkadaşındırlarKargalar gibi karaladılar
 Kırlangıçlar ve serçelerBize biraz yalan söyledilerÇok saftıkZararsız küçük yalanlar gibiYağmurdan kaçanlar gibiBütün vapurları kaçıranlar gibiGel hiç üzülmeSalına salına uçBen gelemem ama sen git biraz dolaş

Mavi kuş sanki bir düşKaşla göz arasındaGeceyle gündüz ortasındaSokaklar bile sokaklara kesişirGölgeler ki güneşe bağlıBiz ikimiz de öyleyiz ama bilmeyizAğıramamış aydınlıklar gibiKireç tutmuş çaydanlıklar gibiHiç sevişmemiş insancıklar gibiGel hiç üzülmeSalına salına uçBen gelemem ama sen git biraz dolaş March 07
قال الأستاذ للتلميذ ..... قف وأعرب يا ولدى:
* عشق المسلم أرض فلسطين *
وقف الطالب وقال :
> نسى المســـــــــــــلم أرض فلسطين <
الأول : فعل مبنى فوق جدار الذل والتهميش
والفاعل : مستتر في دولة صهيون
والمسلم : مفعول !!! ابل مكبل في محكمة التفتيش
وأرض فلسطين : ظرف مكان مجرورا قسرا مذبوح منذ سنين-
قال المدرس : يا ولدى مالك غيرت فنون النحو وقانون اللغة ؟ يا ولدى إليك محاولة أخرى ...
* صحت الأمة من غفلتها * " أعرب
قال التلميذ . ..
الفعل: ماضٍ ولى.... والمستقبل مأمول
والتاء: ضمير تخاذل ... ذل وهوان
الأمة : اسم كان رمز النصر على أعداء الإسلام
وبات اليوم ضمير الصمت في مملكة الأقزام
وحرف جر الغفلة ... غطى قلوب الفرسان
فباتوا للدنيا عطشى
شروها بأغلى الأثمان الهاء : نداء رضيع ....... مات أسير الحرمان
قال المدرس يا ولدى نسيت اللغة وحرفت معاني التبيان
قال التلميذ :
بل إيمان قل ... وقلب هجر القرآن نسينا العزة ... صمتنا باسم السلم وعاهدنا بالاستسلام
دفنا الرأس في قبر الغرب. ... وخنا عهد الفرقان
معذرة حقــــــــــــا أستاذي
فسؤالك حرك أشجاني
ألهــــــــــــب وجداني
معـــــــــــذرة
فسؤالك نار تبعث أحزانى
وتهـــــــــــــد كياني .... وتحطم صمتي
عفوا أستاذي
نطق فؤادي قبل لساني

يجب ان يكون لها مكان هنا فهي جزء من قلبي
ومن لا يعرفها ! هي وطني الذي حرمت منه December 16
|
|
Özlemeyecegim artık, Özlemlerimin gebe sancılarını çekmeyecegim, Gece yarılarında ağlayıp, Seni düşünerek sabahlamayacağım, Sana gitmeyecek yorgun ayaklarım, Sana ağlamayacak birdaha gözlerim, Bağrıma taşlar bastırıp, Herşeyi unutacağım. Geçmeyecegim birdaha sizin sokaktan, Geçsemde bakmayacağım inadına, Seni görsemde başımı çevirmeyecegim, Gem vuracağım duygularıma, Susturacağım kahrolası özlemlerimi. Aşka küskün kalbimi, Bir başka yerde ağırlayacağım, Silecegim herşeyi, Senden kalan ne varsa, Burdan van a kadar. sileceğimmmmmmm |
November 28
memocan65 fm
| Bir insan koy kalbime ,Ama o insan senin de sevdigin olsun | Ve bana öyle bir insan sevdir ki O insanin kalbi Seninle sevisen bir mabed olsun.
Beni öyle bir insanla bulustur ki benden önce Onunla bulusmus olan sen olasin
Onunla el ele tutustugumuzda Ikimizin uzerinde Senin elin olsun
Bana öyle gözler göster ki Ben o gözlerden sana bakayim
Bana öyle bir sevgili Sevgimiz kurtla kuzulari baristirsin
Bize bakip seytan Adem'e secde etsin Günah sevap ugruna kendini feda etsin
Olüler birer birer uyansin sevgimizle Bize öyle bir sevgili ver ki Rabbim!
Sevgimizde Muhammed sevilsin
Oyle sevelimki birbirimizi
Hz. Hatice göklerden bize seslensin
Ve desin ki;
"Bak ya Muhammed bak su sevgililere onlar bizde... bizde onlardayiz.
Bak Askimiz birkez daha yasaniyo
BU YAZDIGIM SANA !!!
UNUTMAK ISTESEM UNUTULMUYOR
NE YAPSAM YERIN DOLMUYOR SEN NE YAPTIN BENIM BU KALBIMI BU SEVGIMI SEVGIYLE DOLDURMAK YERINE
BENI BI HIC UGRUNA SATTIN
SANMAKI BUNU SENIN YANINA BIRAKIRIM KORKMA YAZMIS OLDUGUM BU SIIRLER MEKTUPLAR SANA BIR KURSUN YARASI GIBI GELIR!!!
SANMAKI ISMIN AKLIMDA OGÜZEL ISMININ YERINDE IHANET KALLES VE ALLAHSIZ YAZIYOR BE BITANEM!!!
NEDEN KIYDIN BANA GÖZUMUN NURU DUALARIM SANA BEDDUALARIM BANA BIRTEK SANA YANDIM
CENNET SENIN OLSUN CEHENEM BENIM!!
ARAMIZI KIMLER ACTI BILEMEM SANA NE ZALIM NEDE NANKÖR DIYEMEM COK GEC GERI DÖNEMEM
ASKIMA DOYSAMDA SANA DOYAMAM
KENDIME KIYARIM SANA KIYAMAM YERDEN YERE VURSAN SANA DARILAMAM!!
SENI ILK GÖRDUGUM ZAMAN ETTIGIM YEMINLERI UNUTUP DERTLERIMI UNUTUP TEK SENI SEVDIM
SENDEN TEK BIRSEY ISTERIM SENI UNUTAMAYAN SU KALBIME BIR KURSUN SIK!!
AKAN GÖZYASLARIMA SENI KATTIM
DALINDA DIKAN GIBI BATTIN YUREGIME AMA NE BIR DAMLA KANIM AKTI NEDE CANIM ACIDI AMA YÜREGIM
KIN - NEFRET - KAN KUSTU BE BITANEM
NEDIR ULAN SENIN ASK DEDIGIN GERCEK ADI NE
ASK DEDIN SANA KALBIMI VERDIM
SEVDA DEDIN YÜREGIMI VERDIM
YETMEDI
CAN DESEYDIN CANIMIDA VERIRDIM
LANET OLSUN!!!!
AL KALBIM ELLRINDE
YETMEZMI BE DUMANGÖZLÜM
Bakma sensiz durduğuma İçim paramparça aslında Yorma beni artık yorma Hazır değilim daha veda edemem sana
November 21
SEVGİLİYE...
Anlattıkça kış vuruyor satırlarıma
Anlattıkça ısınıyor, anlattıkça üşüyor yüreğim....
Bugün sardunyalarımda açmadı
Belkide küskün renklere..
Ellerimde günah gibi yaşayamadıklarım
Sensiz soluyorum anlayacağın..
Mavi mavi ölüyorum
Duyuyor musun ? Orada mısın?
Var mısın? Yok musun?
Bir tek seyi unutma....
SENİ SEVDİM BEN..
Yanaraak , yıkılarak....
Aklıma her geldiğinde ağlayarak.........
|
|
aşkta yarın yoktur
AŞKTA YARIN YOKTUR SEVGİLİ
Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur.
Aşkın kendi gerçekliği vardir sevgili. insan bir başka ışığa teslim olur...
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında. Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her sey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan... Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençligimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokaklari dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdigimiz insanlarin çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasiz yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya... insan bazen nedensiz yere umutsuzluğa kapılır. Kimselere veremez sevgisini, kimselere kendini anlatamaz, evlere kapanır... Bazen denizler, kıyılar çeker insanı. insan bu kapılmayı anlayamaz, oysa çok eski bir yerde yaşanmasından korkulup vazgeçilmez aşkların sızısıdır bu. Bu sızı, bu yenilgi mevsimlerle yıllarla devredilir başka insanlara... Bir insanın yaptığı bir hatanın tüm insanlara yayılması gibi... işte şimdi biz de sevgili, ya olmadık zamanlarda umutsuzluğa kapılıp, soluğu evlerde alacağız, ya da denizler, kıyılar çekecek bizi. Nasıl biz başkalarının korkaklığını taşıyorsak, başkaları da bizim korkaklığımızı taşıyacak, yenilgimizi, umutsuzluğumuzu... Birazdan sabah olacak... Para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular başlayacak...Bunlar varsa ve bizim için geçerliyse aşk yoktur ve hiç olmamıştır sevgili. Birbirimizi kandırmayalım...
Hadi güne hazırlan. Yaşadıklarımızı unutmaya çalış. Aşk bize güvenip verdigi büyüsünü, sırlarını, cesaretini, bilgeliğini ve o ilkel, o yaban ağrısını geri alacak. Bunlar olurken içimiz bir an çok üşüyecek, sonra geçecek... Hadi, oyalanma birazdan yarın olacak...
Aşkta yarın yoktur sevgili...
| | November 14

 Kahrolasi saatlerde bile zamanin durdugunu hissettim, sen olunca.
Dakikalarca, saniyenin belki yetisemedigimiz anlarinda seni yasadim ben.
Zamani durduran ben miydim, yoksa gelisinle beni okyanuslara surukleyen senmiydin?
Zamanlar karanlikti, zamanlar dardi, zamanlar durmustu, zamanlar seninleydi.
Seni ucsuz bucaksiz yasadiklarimdi.
Sonuna kadar gelmek istedim.
Tutmadin elimden. Daha dogrusu zatin yoktu. Olman bile onemli degil.
Ben zaten bir yerlerden sana gelmisim, seni bulmusum.
Senin gonlune coktan girmisim bile.
 Biliyorum sen gozlerimde ariyorsun kendini ama ben kalbindeyim.
Kalbe girenin de goze gelme, geriye donme istegi artik yok.
Seni sana verdim. Seni sende yasiyorum artik.
Benden kendini istesen de veremem.

|
SEVİP DEĞER VERDİĞİN
DEĞERDEN ANLAMIYOR,
DEĞERİNİ BİLMİYORSA,
BİLMEYENLE BIRAK UĞRAŞMA,
KENDİ DEĞERİNİ DÜŞÜRÜR,
ANLAYAMAZ, ANLATAMAZSIN.
DEĞERİ ÖĞRETEMEYECEĞİNE GÖRE,
DEĞER VERME BIRAK,
KENDİ DEĞERİNDE KALSIN!
memocan türkmenoğlu) |
|
|
November 03
memocan türkmenoğlu çocukluğumda; memocan türkmenoğlu bir tepeye çıkıp uçurtma uçurtmayı çok severdim uçurtmamın ipini asla uzun bırakmazdım gökyüzünde tellere takılmasın diye uçsun ama yakınımda uçsun yeterdi bana sen benim çocukluğumda ki uçurtmam gibisin yüreğimin tepesine oturttum seni istediğin yerde ol ama yüreğimden uzaklaşma uçurtmaları sevdiğim gibi… seni seviyorum…gülüm
|
GÜLAMİN
Ruj liber çavemın bi şevgi tari , Dı hatın bermın hışku ek cari, Zanım jımın dur ket hevdi vi vari. Ji desmın derket gulen bıhari.....
Ez jde dığanzım rıhemın bıstını, Kesekdi vekmın viderdi nebinı.... Zanım kes tıninı sermın bı ğünı.. Veber guhemın her dem dengi terkine...
El beğte veme belağeş mın vekın,,,,,, Ji iri pede pırsaşmınnekın ,, Dıle mın kule brinamın venekın,, Besmın bı işinin gulım gelekin...
EZ JITE HEZDIKIM ÇVRŞ GÜLAMIN
November 02
Güzele, saflığa, temizliğe,İyiliğe, doğruluğa,Yükseğe, daha yükseğe, Erişmek ister misin? Pek kolay görünmese de Zor da değil dileyince Ulaşır insan isteyince Sen de ister misin? Unuttum yanlışları, Sildim hatalarımı, Taşıyor olsam da izlerini, Yine de umutluyum
|
|
|
|